• ŞİFALIELLER KİŞİSEL GELİŞİM & BİOENERJİ MERKEZİ
    • ŞİFALIELLER'DE
    • KALİTELİ BİR YAŞAM İÇİN BİOENERJİ İLE BİLİNÇ ALTI TEMİZLİĞİ VE BEYNİMİZE YENİ BİR FORMAT ATILIR.
    • ŞİFALIELLER'DE
    • BİOENERJİ BÜTÜN İNSANLARDA VARDIR ENERJİNİZİ KULLANMAYI ÖĞRENİN.
    • KUANTUM DÜŞÜNCEGÜCÜ İLE PARA VE KISMETLERİ AÇMA TEKNİKLERİ
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • PAZAR GÜNLERİ ÜÇRETSİZ SEMİNERLERİMİZE KATILABİLİRSİNİZ.(RANDEVU İLE).
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • ŞİFALI ELLER
    • BİOENERJİ SİNİR SİSTEMİNİN TEK DOSTUDUR
    • ŞİFALIELLERDE REHBER MELEĞİNİZLE RUHSAL DOSTLARINIZLA TANIŞMA ŞANSINIZI DENEYİMLEYİN
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • ŞİFALIELLER
    • BİOENERJİ HUZUR VE MUTLULUK KAYNAĞIDIR
    • ŞİFALIELLER
    • ÇAKRA VE AURAMIZ TOPARLANIP BEDENİMİZİN TOPRAKLANMASI ŞARTTIR SAĞLIĞIMIZ İÇİN.
    • GARANTİLİ SEANLAR ŞİFALIELLERDE
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • BİOENERJİ VE İLAHİ.SPİRİTÜEL ENERJİ İLE GECMİŞ VE GELECEKTEN BİLGİ ALMA TEKNİKLERİ DENEYİMLEYİN.
    • ŞİFALIELLERDE ASTRAL YOLCULUĞU DENEMELİSİNİZ
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • HUZUR VE MUTLULUK HEPİMİZİN HAKKI
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.

BİOENERJİ VE ÇAKRALAR

 
   
Çakra kelimesi tekerlek, çark veya dönüş anlamlarında kullanılmaktadır. Çakralar vücudumuzun enerji merkezleri dış dünya ile iletişimin en yoğun olduğu bölgelerdir. Omurgaya üzerindeki bu merkezler aynı zamanda enerji giriş ve çıkış yerleridir. Çakraların kendilerine has renk, şekil ve dönüşleri vardır. Fiziksel olarak görülemeyen yoğun elektriksel alanlardır.

Dışarıdan gelen ve dışarıya ulaştırdığımız enerji merkezleridir. Bu anlamda fizik ve metafizik bağlantı noktalarımızdır. Ancak burada kullanılan metafizik anlamından; manevi alan anlaşılmamalıdır. Buradaki metafizik kelimesinden; mevcut teknoloji ve bilgi ile tam olarak anlaşılamayan bir alan anlamında düşünülmelidir. Zira çakraların işlevleri yine fiziksel planda yürümektedir.

Çalışıldığında elde edilen veya bulunan olağandışı özellik ve kabiliyetler de yine fizik plan içerisinde değerlendirilmelidir. Vücudumuzdaki tüm çakralar, saat ibresi yönünde bir dönüşe sahiptir.

 Çakraların dönüşleri belirli bir ritimle olmaktadır. Çekilen enerji bedene dağıtılır ve bir kısım enerji de beden dışına atılır. Çakraların kapanması gibi bir durum söz konusu değildir. Sadece işlevini yerine getirmesini zorlaştıracak tıkanıklıklar olabilir ki bu durumlar zaten hastalıkla sonuçlanır. Çakranın kapalı olması, ancak kişi öldüğünde mümkündür. Ancak buna rağmen, günümüzdeki insanların çakralarını açtırma peşinde koşmaları ve altında yatan temel arayış anlaşılamamaktadır.

Çakranın kapanması; her çakranın kendi titreşiminde evrenle iletişim kurduğundan bu iletişimin kesilmesi ve kişinin ölmesi anlamına gelir. Eğer ölmemişlerse, insanların çakralarını açtırmaya çalışması saçmalıktır.

Bu durumu fırsat bilenler ise belirli bir miktar ücret karşılığında, insanları; değişik enerji türleriyle uyumlama/inisiye yaptıkları ve çakralarını açtıkları iddiasında bulunmaktadır. Kendilerine başvuran insanların; hangi enerjiyle ve ne şekilde uyumlanacağı, tanıştırılacağı ise tamamen komedidir. Mükemmel yaratılış ve çakraların kendi ahengine rağmen, arkadaşların ne yapacağı ise merak konusudur.

 İnsanın, enerjiyle mecburi bir işbirliği ve kullanımı zaten söz konusudur. Eğer insanlar gerekli çalışmaları yaparlarsa; nasıl ki kol kasları için gerekli antrenmanlardan sonuç alıyorlarsa, elbette bu alanlardan da ciddi anlamda faydalanabilirler, kendilerini geliştirebilirler. Ancak, bu çalışmalar içerisinde; uyumlama, inisiye gibi zorunlu ritüeller söz konusu değildir.

İnsanların ne olduğunu tam olarak anlayamadığı bu tür konularda dikkatli hareket etmesi gerekmekte olup bu uyulmamaları yaparken gösterdikleri son derece masumane bir görüntünün arkasındaki niyet gerçekten anlaşılamamaktadır.

Bilinçsizce yapılan her türlü çakra çalışması kişilere zarar vermek dışında bir işe yaramaz. Açıklanan nedenlerle, piyasada bulunan ve belirli ücretler karşılığında çakra açtığını iddia eden insanlara lütfen itibar etmeyiniz.

 Çakra dengelemesi adına yapılan açıklamalar ve izahlar ise genellikle gerçeklerle uyuşmamaktadır. Kendisini aracı kabul ederek, iki çakra üzerine ellerin konulması çok basit bir izah şeklidir. Çakralar arasında denge ve dengelemenin çok önemli olmasına rağmen tavsiye edilen çalışma şekilleri gerçeklerin tam tersi olmaktadır. Bahsettikleri çalışmalar çakraları dengelemez, tam tersine çakra sistemini çökertir.

Her çakra, kendi bedensel ve evrensel görevini yapmaya çalışmaktadır ve kendi aralarında muhteşem bir uyum içerisinde görevine devam eder. Enerjinin bedene yayılması ve omurgadaki hareketini sağlamaya çalışırlar. Tüm beden içerisindeki birbirleriyle uyumu ve kendi içerisinde ki uyumu söz konusudur. Bedendeki hiçbir yapının, sadece kendi içerisinde bir uyumu söz konusu olamaz. Tüm çakralar; omurga kanalıyla kendi arasında da uyum sağlarlar.

Örneğin bir kişi koştuğunda vücudundaki ateş unsuru aktif hale gelir. Bedende bu unsur yaygınlaştığından genellikle insanlar koştuktan sonra nefes nefese kaldıklarında; dizkapaklarına ellerini koyarak öne doğru eğilirler. Bilinçsizce yapılan bu davranışın amacı omurga üzerinden su unsurunu kullanarak ateş unsurunu dengelemek ve vücudu normale getirmek içindir.

Çakralar; beden içerisindeki enerjileri de özümserler ve bedene dağıtırlar. Havadan, sudan, besinlerden aldığımız enerjiler de beden için kullanılır. Ancak genellikle çakralarla ilgili yapılan açıklamalarda; evrenden alınan enerjinin bedene yansıtılması şeklinde açıklamalarla sadece renk, şekil ve dönüş ile ön plana getirilmektedir. Bu durum ise sanki onları hayali bir boyuta sokmakta gibidir.

Bedenimizde yedi ana çakra vardır. Bu çakralar, başın tepesinden başlayarak kuyruk sokumunda sonlanmakta ve omurga içerisinde yar almaktadır. Pozitif alan olan başın tepesinden başlayarak negatif alan olan kuyruk sokumunda sonlanır. İki zıt kutup arasındaki enerji, hayat olarak yorumlanır. Bu enerji kanallar yoluyla bedene dağılarak tüm sistemlerde kullanılmaktadır. Bioenerjide anlaşılması gereken en temel konu zıtlıklar ve bu zıtlıklar arasındaki devinim olan enerji konusudur.

Günümüz insanları, çakra ve benzeri konulara fazlaca ilgi duymaktadır. Çakraların renkleri, dönüşü veya parlaklığı onların ilgisini fazlasıyla çekmektedir. Henüz bilincini hazır hale getirmemiş, farkındalık kazanmamış, sistemi tam anlamamış veya bedeni hazır hale gelmemiş birçok insan; çakraları üzerinde hâkimiyet kurma çalışmaları yapmaktadır.

Yapılan çalışmalar genellikle omurganın merkezinde bir çakra ve o çakraya dair hayali yatırımlar üzerinden yapılır. Bu hayali düşüncenin bedensel bağlantıları nedeniyle sinirler kanalı ile çakralara ulaşmak ve çakralarda kontrol kazanmak amaçlanır. Yapılan çalışmalar genellikle, meditatif yöntemlerle konsantrasyon ve bedensel duyumlar şeklindedir.

Ancak yapılan bu çalışmalar genellikle kişilere zarar vermektedir. Çakralara ait ciddi bilgi birikimleri olmadığından ve onları yönlendirecek gerçek uzmanlar çok az olduğundan yaptıkları çalışmalar, zaman kendi içlerindeki doğal çakra ahengini bozmaya başlayacaktır.

 
Bilinçsiz yapılan bilgilerle ortaya konulan çalışmalar çakraların dönüşlerini ve alanlarını bozmaya başlar. Hele hele, çakra merkezlerinin diğer çakra merkezlerinden özel olarak ayrılmış kalıpsal yapısını; içindeki uyuyan yılanı uyandırmak adına yapılan çalışmalarla birbirine katan ve altüst eden kişiler bu çalışmaların bedellerini ağır ödeyeceklerdir. Bırakın yılan uyuduğu yerde uyusun, siz hayatınıza sağlıklı bir şekilde devam edin. Eğer söz konusu alanlar, bu tür uygulamalarla yanlış şekilde birbirlerine karıştırılırsa çok ciddi sağlık problemleri ortaya çıkar.

Yapacakları bilgisiz çalışmalarda çakralarının normal dönüşlerine, hızlarına ve şiddetine yapacakları etkiler hem çakranın kendisine hem de sinir sistemine ciddi anlamda zarar verirler. Beden üzerinde bazı bölgelerdeki elektrik akımının gereksiz yere artması/azalması ve beyinde asenkronize durumlar oluştururlar. Uyuyan yılanı uyandırma oyununuyla beyin yanlış ve gereksiz yere defalarca uyarılacak ve sonuçta zarar görecektir. Zamanla bu kişilerde; paralizi, değişik sinir sistemi problemleri, beyinde hasarlar veya ciddi psikolojik problemler meydana gelebilir.

Çakralar üzerinde yapılacak doğru çalışmalar eğer uzun süre devam edilirse sonuç verebilir. Ancak denildiği üzere doğru çalışmaların yapılması gerekmektedir. Yanlış çalışmalardan sadece insanlar zarar görürler. Bu çalışmalara atfedilen; zıtlıklardan kurtulma, benlikten uzaklaşma, yüksek bilinç, uyanış ve yükseliş gibi büyük amaçlar bu nedenle genellikle hezimete uğramaktadır. Atfedilen kavramlar kısmen güzel gibi görünse de yanlış çalışmaların sonucu kötüdür. İyi niyet her zaman yeterli olmamaktadır.

Bioenerji uygulamaların en hassas noktalardan bir tanesi de karşıdaki kişiyle fiziksel ve enerjisel iletişimdir. Kişisel iletişimin önemi şu şekilde açıklanabilir. Eğer bir insanı bir yere götürmek istiyorsanız onu ikna etmek en kolayıdır. Eğer istenirse bu amaca zorla da ulaşılabilir. Ancak onun eşlik etmesi sağlanırsa hem işimiz kolaylaşır hem de birlikte yapılacak yolculuğun süresi kısalır. Bu anlamda uygulama yapılacak kişilerle olumlu iletişim ve kalitesi ön plana çıkar. Ancak bunu sağlamak adına “sana enerji gönderiyorum, kabul et” şeklindeki anlayışlar son derece gereksizdir.

Uygulama yaptığımız kişinin sorunu ne olursa olsun; kendi içinde tutarlı ve anlamlıdır. Bu bütünlük çerçevesinde, ona düşmanca yaklaşmak sadece onun ve enerjisinin bizimle savaşmasını sağlar. Yapacağımız uygulamalarda enerjimizi dostça kullanamazsak; dışarıdan yapılacak her türlü müdahale çabalarında, her sistemin devamlılığı ortak amaç olacağından karşımızdakinin sistemi bizim enerji çalışmalarımızı ekarte eder. Zaten sorunlu olan hastanın sistemi bir de bizim enerjimizle savaşmak için güç ve zaman harcayacaktır. Burada önceki açıklamalarımız yeniden hatırlatmak isterim, eğer benlikten uzaklaşabilinirse, hiç olunursa emin olun kimsenin sistemi bir hiçe tepki göstermez.

Benlikten uzaklaşmanın önemi burada bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanında, uygulama yapacağımız kişiyle senkronize olmak bu sorunu çözmenin bir başka yoludur. Israrla bir kelimenin sürekli tekrarı olarak kullanılmaya çalışılan “mantra” kelimesinin gerçek anlamı ve çalışılma şekli özdeşleşmektir. Mantra çalışması, anlamsız bir kelimenin delicesine sürekli tekrarı değil sempati yoluyla telepatik bir bağ oluşturarak istediğimiz şeyle bütünleşmektir. Hastayla bütünleşmeniz, ona tamamen uyum sağlamanız gerekmektedir.

Bunun yöntemi ve nasıl olacağı çok özel bir konudur. Ancak bunun için nefes ve düşünceyi doğru kullanmak pratik önerilerdir. Ayna nöron teorisi ve kenrak sistemi, bunu sağlamak için rahatlıkla kullanılabilecek hazır bir yapı olarak karşımızda durmaktadır.

Bir diğerinden bağımsız olmayan iç yapımızdaki sistem ilginç bir şekilde dış dünya içinde yer alan her madde ile de bir bağlantı ve iletişim getirir. Dış dünyayla enerji iletişimi oldukça doğaldır. Odamız ısındıysa terlemeye başlarız ve odaya uyum sağlamaya çalışırız. Bu bir enerji iletişimidir. Bu bağlantılar kullanılarak kişiler arasında enerji alışverişi zaten sürekli yapılmaktadır. İçimizdeki enerji dengelerinin, dışımızda oluşturduğu manyetik alan ve hareketliliği sayesinde söz konusu bu enerjiyi bir başkasına aktarmak mümkündür. Bioenerji uzmanı, bu bağlantıları kullanan ve farkında olan kişidir. Zihinsel aktivitesini, enerjisini bir maddede ve bedende yoğunlaştırabilir veya kullanabilir. Zira zihinsel aktivite de bir enerjiden ibarettir ve enerji olmadan hiçbir şey açıklanamaz.

Bedene giren enerji, enerji kanalları yoluyla tüm vücuda yayılırlar. Bedenimizdeki enerji kanallarına ilişkin genel bir enerji şablonu az çok oluşturulmuştur. Ancak bu enerji kanallarının; bedensel, ruhsal, duyumsal veya zihinsel; eğilim ve alışkanlıklarımızla ciddi bir ilişkisi olması nedeniyle sadece enerji kanalları üzerinde yapılan enerji terapileri, sağlık amaçlı yapılan çalışmalarda yetersiz kalabilir.

Genel enerji hatlarının, bazen kullanılamaz olduğundan veya yetersiz enerji ilettiğinden veyahut blokajlanmış olduğundan; sadece akupuntur, akupresür, refleksoloji gibi çalışmalar genellikle yetersiz kalabilir. Bu anlamda bioenerji uzmanı olan kişinin, ciddi bir tecrübe ve deneyime ihtiyacı olduğu muhakkaktır. Sadece alanında uzman bir bioenerjist, gerekli farkındalığa sahip olduğundan uygun düzenlemeleri mutlaka yerine getirecek ve doğru sonuçlara ulaşacaktır.

Bioenerji çalışma ve uygulamalarının olmazsa olmaz şartı konsantrasyondur. Konsantrasyon en basit ifade ile duygusal, zihinsel ve fiziksel enerjimizi yapmakta olduğumuz iş için kanalize edebilmektir. Bunu sağlayabilmek için daha önce anlatıldığı üzere, rahat nefes alma ve sadece yaptığı işe yoğunlaşılması gerekmektedir.


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam20
Toplam Ziyaret239663
Öğrenci Koçluğu

Öğrenci koçluğunda alternatif yöntemlerle başarıyı garantilemek artık çok kolay.
Bilgi İçin:

www.sifalieller.org