• ŞİFALIELLER KİŞİSEL GELİŞİM & BİOENERJİ MERKEZİ
    • ŞİFALIELLER'DE
    • KALİTELİ BİR YAŞAM İÇİN BİOENERJİ İLE BİLİNÇ ALTI TEMİZLİĞİ VE BEYNİMİZE YENİ BİR FORMAT ATILIR.
    • ŞİFALIELLER'DE
    • BİOENERJİ BÜTÜN İNSANLARDA VARDIR ENERJİNİZİ KULLANMAYI ÖĞRENİN.
    • KUANTUM DÜŞÜNCEGÜCÜ İLE PARA VE KISMETLERİ AÇMA TEKNİKLERİ
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • PAZAR GÜNLERİ ÜÇRETSİZ SEMİNERLERİMİZE KATILABİLİRSİNİZ.(RANDEVU İLE).
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • ŞİFALI ELLER
    • BİOENERJİ SİNİR SİSTEMİNİN TEK DOSTUDUR
    • ŞİFALIELLERDE REHBER MELEĞİNİZLE RUHSAL DOSTLARINIZLA TANIŞMA ŞANSINIZI DENEYİMLEYİN
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • ŞİFALIELLER
    • BİOENERJİ HUZUR VE MUTLULUK KAYNAĞIDIR
    • ŞİFALIELLER
    • ÇAKRA VE AURAMIZ TOPARLANIP BEDENİMİZİN TOPRAKLANMASI ŞARTTIR SAĞLIĞIMIZ İÇİN.
    • GARANTİLİ SEANLAR ŞİFALIELLERDE
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • BİOENERJİ VE İLAHİ.SPİRİTÜEL ENERJİ İLE GECMİŞ VE GELECEKTEN BİLGİ ALMA TEKNİKLERİ DENEYİMLEYİN.
    • ŞİFALIELLERDE ASTRAL YOLCULUĞU DENEMELİSİNİZ
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • HUZUR VE MUTLULUK HEPİMİZİN HAKKI
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.

BİOENERJİYİ SORGULAMA

            BİOENERJİYİ SORGULAMA


Peki böyle ciddi bir etki ve faydaya sahip bir alandan insanlarımız neden yeterince faydalanmamaktadır?

Aslında kendimize ve bu alana sorulacak çok güzel bir sorudur.

Günümüz uzmanlarına baktığımızda, o kadar büyük iddialar ile karşımıza çıkmaktadır ki bu iddiaların büyüklüğü karşısında “acaba bu uzmanla aynı dünyada mı yaşıyoruz? acaba sıkıntımı anlamadı mı?” gibi sorular aklımıza rahatlıkla gelebilir.

Gerçekten büyüktür iddialar, her şeye de çözüm mutlaka vardır genelde.

Sorular sormaya başladığınızda ise genelde karmakarışıktır cevaplar.

Bu çalışmayı nasıl yapacağız? Siz nasıl yapıyorsunuz? Gerçekten üç seansta bitecek mi? Genellikle çok da anlaşılamayan kavram ve kurgulardan bahsedilecek ve iyileşmeyi sağlayan mekanizmanın, gücün açıklamasında ise hep kafamızda tam olarak oluşmayan, dokunamadığımız kavramlara yükleme yapılacaktır.

Evren, ruhsal, takyon, melek, enerji, rehber, ışık, sevgi, doğuştan sahip olunan yetenekler ve benzer şekillerde devam eder tüm açıklamalar.

Hepimiz bir sembole veya resme baktığımızda, bir efsaneyi duyduğumuzda veya dilini bilmediğimiz eski bir anıtın karşısında dikkat kesiliriz. Merakımız zirve yapar.

Gördüklerimizin ve bildiklerimizin ötesinde çok daha farklı bir sırrın varlığını hissetmeye çalışırız bu nesnelerde.

Bulunamamış bir anlam, anlaşılamamış bir gizem olduğunu düşünürüz. Ve hep zannederiz ki bu sırları çözmeye herkesin gücü yetmez ve bazı özel insanlar ancak bunu başarabilir.

Kısmen doğrudur bu görüşümüz ama sadece kısmen, bilimin doğuş esası ve geliştiren de bu meraktır çünkü.

Bu sembol veya metinleri anlaşılmaz şekilde ortaya konulmasının değişik açıklamaları olabilir. Gerçekten kendilerinden olmayanların anlamaması istenilmiştir. İnsanları içsel süreçler konusunda anlama çabası sarfetmeleri konusunda motive etmesi amaçlanmış olabilir. Veya tam çözülememiş, unutulmuş bir dil ve sembollerdir.

Anlaşılamayana, ulaşılamayana duyulan merak ve ilgi nedense o olguya veya nesneye olduğundan daha farklı bir anlam yükleme zorunda bırakır sanki bizi. Mutlaka büyük güçler, sırlar olmalıdır ortada; biz anlayamadığımıza veya anlaşılması çok zor olduğuna göre.

İlkel kabilelerde de durum aynıdır. Kabilenin büyücüsü farklıdır her zaman tarzıyla ve giyimiyle. Kabiledekilere yardım için tuhaf ve anlaşılmaz davranışlar sergiler.

Ne kadar tuhaf ve anlaşılmaz olursa büyücünün hareketleri o kadar büyük büyücüdür. Herkesin anlayabileceği davranışlar yapan, anlaşılabilir konuşan büyücüyü kim ne yapsın, nasıl inansın o büyücünün gücüne. Çünkü büyücü de kendisi gibi olmuş olur. Kendisi gibi olan kişiye o kadar güç nasıl atfedilir. Bu işin raconu budur, kuralı budur ve günümüzde de çok farklı değildir inanın. Sadece karşınızdaki enerji uzmanını birazcık test etmeniz yeterlidir.

Birlikte düşünelim. Define arayan bir kişi var ve bir anıt mezar buluyor. O mezara ait fotoğraflar çekiyor, anıttaki yazı ve sembolleri kayıt ederek bu alanın uzmanına gidiyor.

Bu yolculuktaki ilk halini düşünün. O resimler, şekiller, yazılar onun için ne kadar gizemlidir. İçinden çıkılmaz, anlaşılmaz, soru işretleri bitmez, sırları tükenmez kocaman bir yapıdır bu anıt mezar. Muhteşem gizemleri içindedir, o ise ulaşamamıştır.

Yanına almış olduğu kayıtları gösterdiği uzman ise bu kişiye “anıttaki o yazılar; mezarda bulunan ölmüş insanların hayatını anlatıyor, bunlar sıradan insanlar, bu mezarlardan her yerde bulabilirsin, semboller ise hayatlarındaki olayları, düğünlerini…” şeklinde bir açıklama yapar.

Sonuçta ise hüsran vardır. Yüklediğimiz anlam ile gerçekliği arasında ciddi bir fark vardır ve tüm hayallerimiz suya düşmüş, anıt mezar eski inandırıcılığını tamamen yitirmiştir.

Merak edilen, inanılmak istenen ve yüklenen anlam ile gerçeklik arasındaki fark, anıt mezarı tamamen değersizleştirmiştir.

Sanırım bioenerji alanında da aynı şey geçerlidir. Her sorunu birkaç seansta çözen uzmanlar, eğer gerçek olsalardı; sanırım bırakın çalıştıkları yeri evlerinin önünde o sorundan kurtulmak isteyen insan kuyrukları olurdu.

Bioenerji çalışmalarının disiplin altına alınması, istatistiklerin tutulması, kurallarının belirlenmesi ve geliştirilmesi gerekirken; bunların dışında yapılacak her gereksiz iddia hem bu alana zarar vermekte hem de insanları da bu alandan uzaklaştırmaktadır.

Boş tenekenin çok sesi ve kuru gürültü değil ciddi çalışmalar ve araştırmalar gerekmektedir.
Bioenerji alanı, şu andaki bilimsel bilgimizle her ne kadar tamamen açıklanamayan bir alan gibi dursa da zamanla, bilimsel çalışma ve araştırmalarla fiziksel kurallar çerçevesinde de hak ettiği yerini alacaktır.

Bu duruma gelebilmesi için de yapılması gereken sadece bilimsel çalışma ve araştırmalardır.
Bu bilimsel çalışma ve araştırmaların dışında kalan her türlü, disiplin altına alınması imkânsız kurgu ve yapılar, inançlar hiçbir zaman bioenerjiye ve enerji çalışmalarına fayda vermeyecektir.

Bu tür yanlış çalışmalar olsa olsa hayal dünyasını zenginleştirir ve oyunlardan öteye gidemez. Düşünün; hasta bölgeye uygulayıcının elinin kendiliğinden gitmesi veya meleklerin, rehberlerin uygulayıcıya yardım etmesi gibi bir nevi bilinçsizlik hali ve doğaüstü güçlerle yapılan çalışmalar nasıl disiplin altına alınabilir, araştırılabilir.

Hasta iyileşmediğinde mazeretler hazırdır; sen bana tam inanmadın, sen meleklerime inanmadın, ruhsal gücüme inanmadın, sen teslim olamadın, ben konsantre olamadım, kendimi ben de veremedim türü saçma sapan söylemlerdir.

Kesinlikle uzmanın eksiği ve yanlışı sorgulanamaz her nedense. Nasıl bir bilim veya nasıl bir uzmandır ki alamadığı iyileşme sonuçlarından karşıdakini sorumlu tutabilir?

Birlikte düşünelim, hayal edelim sahneyi. Bir uygulayıcı var ve hastaların arasında. Elleri bir şekilde hastalıklı bölgelere kendiliğinden gidiyor. Hastaların bir o tarafında bir bu tarafında. Bence tam bir komedidir bu sahne. Hele bir de uygulayıcının elleri yanlış yerlere giderse.

Acaba birden fazla hasta bulunduğunda ortamda karışıyor mudur hastalıklı bölgeye kendiliğinden giden eller?

Gerçekte ise bu çalışmalar ve açıklamalar yerine; birkaç basit bioenerji tekniği ve nefes egzersizleriyle bile birçok hastalıkta insanlara yardım edebilmek mümkün olduğundan bu tür eğilimlerin nedeni tam olarak anlaşılamamaktadır.

Ünlü bir Hint fıkrasındaki, karanlık bir odaya sokulan insanların içeride bulunan fili tarif ederken ortaya çıkan farklılıklar gibi; insanlarında bulmayı ve kullanmayı amaçladığı enerji çalışmalarını tariflerken ortaya çıkan farklılıklar söz konusu olmaktadır.

İçeri giren insanlar, daha önce edinmiş oldukları bilgi, görgü, kültür ve deneyim geçmişleri doğrultusunda zihin kütüphanelerinden değişik tanımlamalar yapmaktadırlar. Aynen bioenerji ve enerji çalışmalarında olduğu gibi.

Söz konusu fıkrada belirtilen, eğer ışık yaksalardı içeri girenlerin hepsi fili görecek ve doğru tanımlamalar yapacaklardı. Bioenerji ve enerji çalışmalarında da ışığımız sanırım bilim olacaktır ve doğruyu bulmamıza yardımcı olacaktır.

Bioenerji alanında bir gizem mevcuttur ama çözmek için doğru verileri kullanmak lazımdır. Bozuk, kırılmış yüzlerce ev eşyalarınız olduğunu düşünün ve bunların karşılığında bozuk olmayan çok az sayıda diğer eşyalarınız bulunduğunu.

Hangilerinden tam olarak ve amacı doğrultusunda faydalanabilirsiniz. Bioenerji alanında da öyledir tuhaf, garip binlerce fikirler oluşabilir kafanızda; ama ancak doğru fikirler sizi amaca götürür.

Bioenerjiyi ve enerji çalışmalarını araştırırken, karşımıza bilmediğimiz bazı kelimeler çıkabilmektedir. Artık sıkça kullanılmaya başlanan, “içsel, içle ilgili” şeklinde anlam bulan ezoterik kelimesi; içerisinde saklı olan manası, belirli kişilere açıklanan eğitimleri tanımlamak için kullanılır.

Yine sıkça kullanılan okkültizm kelimesini ise “gizli bilgiler” şeklinde günlük hayatımızda anlamlandırabiliriz. Okkültizm ve ezoterik kelimesi bazen aynı anlamda da kullanılabilmektedir.

Ezoterik öğretiler, bazen örgütsel bir yapı içerisinde bazen de müstakil olarak; öğrenmeye hak kazanmış ve anlayabilecek öğrencilere veya talebeler açıklanmıştır.

Çok özel öğretiler olup dışarı çıkması ve halka ulaşması engellenmiştir. Bu öğretiler, zamanın getirdiği yeniliklere uyum sağlamaya çalışarak varlığını korumaya çalışmış ve günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Bu öğretiler; çok kısıtlı insan kitlelerine ulaşmış ve saflığını korumak için sürekli çaba sarfetmek zorunda kalmıştır.

Günümüz insanının merakı ve arayışı doğrultusunda anlaşılarak gün ışığına çıkarılmaya çalışılmıştır.

Bunun doğal sonucu olarak da yanlış anlaşılmalar ve farklı amaçlı kullanımlar da ortaya çıkmıştır.

Eski ezoterik öğreti grupları, örgütleri içerisinde var olan; toplumdan soyutlanma, üstün olmaya çalışma, güç elde etme, farklı görünme, kendisinde bir güç varmış gibi ciddi bir imaj sergileme veya insan gerçeğine dair buldukları bazı minik gerçeklikleri nirvana edasında değerlendirme ve insanlara anlatma çabaları hala mevcuttur.

Aynı zamanda bu görüntüye sahip gruplar içerisinde; kişilerin güvende kalmalarının sağlanarak eleştiriye maruz kalmamaları, farklı verilere, bilgilere ulaşım yollarının kısıtlanması ve mutlak güce, nirvanaya ulaşacaklarına inanarak çalışmalarına devam etme konusunda küçük gruplarının iç dinamiklerini de sürekli canlı tutulmaktadır.

Ezoterizmi bir inanç olarak değil; insanlığın, insanlığın varoluşundan günümüze kadar gelen güçlü bir öğreti grubu olarak algılamak daha doğru olur.

Ezoterik yapılar, tarih boyunca dünya’nın birçok yerinde ortaya çıkmıştır. Bugünkü enerji çalışmalarının kaynağının doğu felsefesi kaynaklı olduğu düşünülse de aslında hiç de öyle değildir.

Bioenerji alanı, ezoterik ve okült bir yapıya sahiptir. Zaman içerisinde ya kaybolmuştur ya da ustadan-çırağa şeklinde devam ederek bilgi kaynaklarının ve bilginin kaybı nedeniyle işlevselliğini yitirmiştir.

Günümüzdeki ocaklar bunun en açık örneğidir. Taraftar bulamaması veya ehil olmayan ellerde sonuç alınamaması nedeniyle inandırıcılığını yitirmiş ve bu kıymetli bilgiler zaman içerisinde kaybolmaya yüz tutmuştur.

Dışarıdan ithal edilmeye çalışılan; bilgi, kavram ve anlayışlarla bu alandaki bilgi eksikliği giderilmeye çalışılsa da bu durum daha büyük karışıklığa ve karmaşaya neden olmuştur.

Zaman içerisinde bu alan; herkesin, her düşündüğünü söyleyebileceği ve fazlasıyla istismar edilmekte olan bir yapı haline gelmiştir. Tam bir bilgi bataklığı oluşmuştur. Günümüzde ise; araştırmacıların ve enerji çalışanlarının kafası çok daha fazla karışık hale gelmiş, uygulamalar ise tamamen komediye dönüşmüştür.

Gelinen noktada; “şifa gönder”, “enerji gönder”, “kuant enerji dokunuşu”, “… uyumlama” , “ışık ve sevgi”, “kozmik enerji”, “yüksek benlik”, “dokunmatik enerji”, “melek enerjisi” türü söylemler fazlasıyla insanların zihinlerine ve konuşmalarına yansıtılmıştır.

Bir diğer önemli nokta ise, enerji çalışanlarının, “bioenerji” kelimesini; tanımlama, yeniden anlamlandırma ve o şekilde öğretme çabası içerisine girmeleridir.

Bu çabalar ise olması gerekenden farklı olarak içinden çıkılmaz bambaşka bir renkli bir yelpaze ortaya koymuştur.

Enerji çalışanları, elde ettikleri bazı gerçeklikleri tamamıyla dokunulamaz ve anlaşılamaz kavramlarla ortaya koymakta, enerji çalışmalarını öğrenmeye çalışanlar için ise bu alan, daha da içinden çıkılmaz hale getirilmektedir.

Bu yanlış açıklama ve çabalar; bioenerji alanında ortak, anlaşılabilir bir terminoloji oluşturularak anlamsal birliktelik sağlanamamasına ve bir disiplin haline gelememesine neden olmaktadır.

Sürekli olarak, Amerika yeniden keşfedilmeye çalışılmakta ve her keşfe çıkan bu kıtaya başka bir isim vermekte ve bulduğu yeri Amerika olarak anlatmaktadır.

Bioenerji bir bilim dalıdır. Tarihi olmayan, diğer bilim dallarıyla ilişkisi olmayan, disiplini olmayan, denemeleri ve sonuçları olmayan, hafızası olmayan hiçbir bilim dalı olamaz.

Ancak şu andaki haliyle yapılan çalışmalar bu niteliklerden uzak hayal dünyası ve kurgu oyunlarına dönmüştür.

Ancak günümüz insanları; bu hafızadan faydalanmak yerine sürekli olarak farklı bir şeyler ortaya koymaya çalışmakta, ortaya koydukları hayalin peşinden sürüklenmekte ve diğerlerini sürüklemektedir.

Bioenerjiyi veya enerji çalışmalarını öğrenmeye çalışanların; bilmedikleri bir alanı sorgulamaları beklenemeyeceğinden kendilerine sunulan her ne ise onu bioenerji veya enerji çalışması olarak kabul etmektedirler.

Bu alanda çalışanlar bioenerjiyi; “kozmik enerji”, “doğal enerji”, “evrensel enerji”, “takyon enerjisi”, “kuantum enerji”, “niyet enerjisi”, “ışık enerjisi”, “ruhsal enerji”, “şifa enerjisi” ve daha birçok şekilde açıklamaya çalışır. Bioenerjinin doğasının anlaşılması yerine, bioenerjiyi kendi zihin kütüphanesine veya dünyasına sıkıştırarak anlama ve anlatmaya çalışma hatasıdır. Bioenerji yerine sunulmaya çalışılan her açıklama, bioenerjinin ne olduğundan çok bioenerji uygulayıcısının ne anladığını ifade etmektedir. Her alanda olduğu gibi; bioenerji alanındaki uzmanlar da, kendi doğru ve yanlış bilgilerini, yapılarını bu alana sokmuşlar, değişik anlayışlar ortaya koymuşlardır.

Bilimsel düşünce ve bakış açısı içerisinde değerlendirmeye çalışılması zorunlu olan bu alanın, içsel süreçlerden hiç de bağımsız olmadığından hareketle; uzmanlarımızın ulaştıkları sonuçları değerlendirme ve bu alandaki öğrencilerine çizecekleri rotalardaki bu farklılıklar elbette anlayışla karşılanabilir.
Ancak, yine de bir disiplin oluşturulabilmesi ve kendisini gerçekleştirebilmesi amacıyla bu alanda da standartlar oluşturulmalıdır. Bioenerji ve enerji çalışmaları; her şeyin ama her şeyin iddia edilebildiği çılgın bir alan olmaktan kurtarılmalıdır.

Çok güzel bir hikaye vardır. Birisi eflatun’a gelerek “bir komşum tüm dünyayı gezdi ve geri geldi. Ama hala aynı, neden hala hiç değişmemiş?” der. Eflatun ise şöyle cevap verir: “komşun her gittiği yere kendisini götürmüş”.

Yani insanlar, bu alana da kendi anlayışlarını ve yapılarını taşımakta; bu alanın doğrularına ulaşmak ve çalışmak yerine; buldukları ufak bilgileri çok derin bilgiler, gerçekler gibi sunma konusunda ısrarlarına devam etmektedirler.

Bu nedenlerle bioenerji alanı; kendi içerisinde çok az gerçekliğin bahsedilebildiği ama kesinlikle sınanamayan bir sürü garip bilgi yığını ve anlayış bütünü haline dönmektedir. Bioenerji alanı, insanların; felsefeleri, hisleri, duyguları ve inançları arasına sıkışıp kalmış, kişiden kişiye değişen ritüeller görüntüsü ortaya koymuştur.

Doğal sonuç olarak da insanlar tarafından genellikle, bir felsefe veya inanç gibi algılanır. Doğruluğu, gerçekliği veya faydaları konusunda insanların zihinlerinde bir tasarım ortaya koyamaz bioenerji veya enerji çalışmaları.

Düşünün; sorgulanamayan, test edilemeyen, dokunulamayan bir alan başka türlü nasıl anlaşılabilir ki?

Diğer sorun ise, bioenerji veya enerji çalışmalarının, felsefelerinin; insanı, evreni her şeyi ama her şeyi açıklamaya kalkışarak, sonuçlarını bütüncül bir anlayış şeklinde ortaya koymaya çalışmaktaki ısrarı bu alanı daha da komik duruma düşürmektedir.

Her alana tepeden bakan kâğıttan kuleler görüntüsü vermektedir. Dini konular, ibadetler bile enerji çalışmalarıyla açıklanmaya çalışılmaktadır ki aslında en büyük yanlıştır.

İbadetlerin yerine getirilmesi ile enerji çalışmalarının aynı şeyler olduğuna dair örtülü mesajlar insanlara aşılanmaya çalışılmaktadır.

Ortaya koymaya çalıştığı, insana veya evrene dair işleyişe ait prensipler sadece açıklama yapmak için kullanılmış, insanın ihtiyacı olduğu durumlarda ne yapılacağını tam olarak ortaya koymayarak yine insana faydasız bir alan görüntüsünden uzaklaşamamıştır.

Evren, dünya, mevsimler, meridyenler, çakralar, ying-yang, chi ve benzeri her şey bol bol açıklanarak halledilmiş gibi dururken hasta olduğum zaman, bana faydası olmayan bilgi yığını haline dönmüştür.

Düşünün, gerçekten çok hastasınız. Bırakın insan vücudunu evren bile açıklanmış sözde. Ama ne yapmam konusunda tamamen yalnız ve çaresizsiniz. O kadar felsefe ve bu açıklamalar ne işe yarar. Evreni çözmeye çalışan enerji çalışmaları hastalığımı çözemiyor.

Bana ve hayatıma yardımcı olmayan bir bilim dalı olabilir mi?
Hatta biraz daha ileri giderek, teoloji konularını enerji çalışmalarıyla açıklama çabaları sürekli devam etmekte; dinler üstü bir konuma, bakış açısına sahip bir platform, anlayış şeklinde kendisini ortaya koymaya çalışmaktadır.

Bu öğretileri; dinsel kalıplarla, kültürlerle veya ritüellerle birlikte sunmaya çalışmak bioenerjinin ve enerji çalışmalarının bizzat kendisine zarar vermektedirler.

Bioenerji bir felsefe, anlayış ve tarz değil; sadece ve sadece bir bilim dalıdır.

Bioenerjinin; dini, kültürü ve rengi yoktur.

İnsanın olduğu her yerde bioenerji vardır ve varolmaya devam edecektir. Varolması için felsefelere ve kültürlere ihtiyacı yoktur.

Diğer yandan, bilimsel gelişmeler; biyofiziksel, biyokimyasal ve biyoelektriksel enerji türlerinin bedenimiz içerisinde kullanıldığını ortaya koymakta ve bioenerjinin daha kabul edilebilir olmasına yardımcı olmaktadır.
 
 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam20
Toplam Ziyaret239663
Öğrenci Koçluğu

Öğrenci koçluğunda alternatif yöntemlerle başarıyı garantilemek artık çok kolay.
Bilgi İçin:

www.sifalieller.org